- Deformite Cerrahi
- Travma Cerrahisi
- Üst Ekstremite Kırıkları
- Alt Ekstremite Kırıkları
- Kalça Kırıkları (Femur Boynu, İntertrokanterik, Subtrokanterik)
- Femur Kırıkları (Şaft, Distal Uç)
- Diz Çevresi Kırıkları (Distal Femur, Proksimal Tibia [Tibia Platosu])
- Tibia Kırıkları (Şaft, Distal Uç [Pilon Kırığı])
- Ayak Bileği Kırıkları (Lateral, Medial, Posterior Malleol Kırığı [Trimalleol Kırıkları])
- Ayak Kırıkları (Talus, Kalkaneus, Metatars ve Parmak Kırıkları), Lisfrank Yaralanmaları
- Spor Yaralanmaları
- Protez Cerrahisi
Spor Yaralanmaları - Ayak Bilek Eklemi
Talus Osteokondral Lezyonları
Talus osteokondral lezyonları, ayak bileği ekleminde talus kemiğinin eklem kıkırdağı ve hemen altındaki subkondral kemik dokusunu etkileyen yaralanmalardır. Özellikle ayak bileği burkulmaları ve travmalar sonrasında ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda ilk yaralanma hafif görünmesine rağmen haftalar veya aylar boyunca devam eden derin ayak bileği ağrısının nedeni osteokondral lezyon olabilir.
Lezyonun yalnızca kıkırdağı mı yoksa kıkırdakla birlikte kemik dokusunu da mı etkilediği, büyüklüğü, bulunduğu bölge ve parçanın stabil olup olmadığı tedaviyi belirleyen önemli faktörlerdir. Küçük ve stabil bazı lezyonlar ameliyatsız takip edilebilirken, uzun süren ağrıya neden olan veya eklem içerisinde serbest parça oluşturan lezyonlarda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
Talus nedir?
Talus, ayak bileği ekleminin önemli kemiklerinden biridir.
Üst kısmında tibia ve fibula ile eklem oluşturarak vücut ağırlığının ayağa aktarılmasını sağlar.
Talusun üst yüzeyinin önemli bölümü eklem kıkırdağıyla kaplıdır.
Bu kıkırdak yapı ayak bileği hareketleri sırasında kemik yüzeylerinin düşük sürtünmeyle hareket etmesine yardımcı olur.
Talusun kanlanması diğer bazı kemiklere göre daha özel bir yapıya sahip olduğu için travmalar sonrasında kemik dokusunun durumu da dikkatle değerlendirilmelidir.
Osteokondral lezyon nedir?
“Osteokondral” terimi hem kemik hem de kıkırdak dokusunu ifade eder.
Talus osteokondral lezyonunda eklem kıkırdağında çatlak veya ayrılma bulunabilir.
Kıkırdağın altındaki subkondral kemikte ödem, kırık, kist veya kemik kaybı gelişebilir.
Bazı lezyonlarda kıkırdak-kemik parçası yatağından tamamen ayrılarak eklem içerisinde serbest hale gelebilir.
Lezyonların yapısı hastadan hastaya farklı olduğu için tek bir tedavi yöntemi bütün vakalar için uygun değildir.
Talus osteokondral lezyonları neden oluşur?
En sık nedenlerden biri ayak bileği travmasıdır.
Özellikle ciddi burkulmalar sırasında talus, tibia ile temas ederek kıkırdak ve kemikte hasar oluşturabilir.
Spor sırasında ani yön değiştirme, yüksekten düşme veya ayak bileğinin dönmesi lezyona neden olabilir.
Bazı hastalarda tekrarlayan küçük travmalar zaman içerisinde kıkırdak hasarı oluşturabilir.
Daha nadiren belirgin bir travma öyküsü olmadan da osteokondral lezyon saptanabilir.
Ayak bileği burkulması ile ilişkisi var mıdır?
Evet.
Talus osteokondral lezyonlarının önemli bir bölümü ayak bileği burkulmalarıyla ilişkilidir.
Bağ yaralanması sırasında talus eklem içerisinde anormal hareket ederek tibianın eklem yüzeyine çarpabilir.
Bu çarpışma sonucunda kıkırdak ve altındaki kemikte hasar gelişebilir.
Bu nedenle ayak bileği burkulması sonrasında uzun süre geçmeyen derin eklem ağrısı varsa yalnızca bağ yaralanması değil, osteokondral lezyon da değerlendirilmelidir.
Medial ve lateral talus lezyonları arasında fark var mıdır?
Talus osteokondral lezyonları sıklıkla talus kubbesinin medial veya lateral bölümünde görülür.
Lateral lezyonlar daha çok akut travmatik mekanizmalarla ilişkilendirilebilir.
Medial lezyonlar ise daha derin ve bazen daha kronik özellik gösterebilir.
Ancak yalnızca lezyonun yerine bakılarak tedavi kararı verilmez.
Büyüklük, derinlik, kemik kisti bulunması ve kıkırdak yüzeyinin stabilitesi de önemlidir.
Talus osteokondral lezyonunun belirtileri nelerdir?
En sık şikâyet ayak bileğinin derininde hissedilen ağrıdır.
Ağrı yürüyüş, koşu veya uzun süre ayakta kalma sırasında artabilir.
Hastalar bazen ağrının tam yerini parmakla göstermek yerine eklemin içinden geldiğini tarif eder.
Ayak bileğinde şişlik gelişebilir.
Bazı hastalarda eklem içerisinde takılma, klik veya kilitlenme hissi oluşabilir.
Serbest osteokondral parça bulunması mekanik belirtileri artırabilir.
Burkulmadan sonra ağrı ne zaman şüphe uyandırmalıdır?
Basit ayak bileği burkulmalarında ağrı ve şişlik zaman içerisinde azalmalıdır.
Uygun tedaviye rağmen haftalar boyunca devam eden derin ayak bileği ağrısı varsa ek değerlendirme gerekebilir.
Özellikle yük verme sırasında ağrı, tekrarlayan şişlik veya eklem içerisinde takılma hissi varsa osteokondral lezyon düşünülebilir.
Tekrarlayan burkulmalar da kıkırdak hasarı riskini artırabilir.
Bu durumda ileri görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Tanı nasıl konur?
Tanı hastanın travma öyküsü ve fizik muayeneyle başlar.
Ayak bileği hareketleri, bağ stabilitesi ve eklem hattındaki hassasiyet değerlendirilir.
Röntgen bazı osteokondral lezyonları gösterebilir.
Ancak özellikle erken veya yalnızca kıkırdağı etkileyen lezyonlar röntgende fark edilmeyebilir.
Bu nedenle şüpheli durumlarda manyetik rezonans görüntüleme sıklıkla kullanılır.
Bilgisayarlı tomografi ise kemik yapısını ve subkondral kistleri daha ayrıntılı değerlendirmede yararlı olabilir.
MR ne gösterir?
MR, talus kıkırdağı ve subkondral kemik hakkında önemli bilgiler sağlar.
Kıkırdak yüzeyindeki düzensizlik, kemik ödemi, kist oluşumu ve osteokondral parçanın durumu değerlendirilebilir.
Ayrıca ayak bileği bağları, tendonlar ve diğer yumuşak dokular da incelenebilir.
MR bulguları tek başına ameliyat kararı anlamına gelmez.
Hastanın şikâyetleri ve fonksiyon kaybıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Bilgisayarlı tomografi ne zaman kullanılır?
Bilgisayarlı tomografi özellikle kemik yapısının ayrıntılı incelenmesinde yararlıdır.
Lezyonun gerçek kemik boyutu, derinliği ve subkondral kistlerin yapısı daha net görülebilir.
Daha önce cerrahi geçirmiş veya kemik grefti planlanan hastalarda cerrahi planlama amacıyla kullanılabilir.
Bazı kompleks lezyonlarda MR ve bilgisayarlı tomografi birbirini tamamlayıcı bilgiler sağlar.
Lezyonlar nasıl sınıflandırılır?
Talus osteokondral lezyonları farklı sınıflama sistemleriyle değerlendirilebilir.
Genel olarak kıkırdak yüzeyinin sağlam olup olmadığı, osteokondral parçanın yatağından ayrılma derecesi ve serbest parça bulunup bulunmadığı dikkate alınır.
Bazı erken lezyonlarda yalnızca subkondral kemik hasarı bulunabilir.
İleri lezyonlarda parça tamamen ayrılarak eklem içerisinde serbest hale gelebilir.
Tedavi planı yalnızca sınıflama derecesine değil, lezyon büyüklüğü ve hastanın klinik durumuna göre belirlenir.
Talus osteokondral lezyonu kendiliğinden iyileşebilir mi?
Bazı küçük ve stabil lezyonlarda özellikle genç hastalarda iyileşme potansiyeli bulunabilir.
Kıkırdak dokusunun kendini yenileme kapasitesi ise sınırlıdır.
Bu nedenle her osteokondral lezyonun tamamen kendiliğinden normale döneceği söylenemez.
Hastanın ağrısının azalması ve fonksiyonunun düzelmesi görüntülemedeki değişikliklerden bağımsız olabilir.
Takip sırasında semptomlar ve görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilir.
Ameliyatsız tedavi nasıl yapılır?
Küçük, stabil ve belirgin mekanik belirti oluşturmayan lezyonlarda ilk aşamada cerrahi dışı tedavi uygulanabilir.
Ağrıyı artıran koşu ve sıçrama gibi yüksek darbeli aktiviteler geçici olarak azaltılabilir.
Bazı hastalarda belirli süre yük verme kısıtlaması veya özel yürüme botu kullanılabilir.
Ağrı azaldıkça ayak bileği hareket açıklığı ve kas kuvvetine yönelik rehabilitasyon başlanabilir.
Denge ve propriosepsiyon çalışmaları özellikle eşlik eden bağ yaralanması bulunan hastalarda önemlidir.
Fizik tedavi kıkırdak hasarını onarır mı?
Fizik tedavi hasarlı eklem kıkırdağını doğrudan yeniden oluşturmaz.
Ancak ayak bileği çevresi kasların güçlendirilmesi ve eklem kontrolünün geliştirilmesiyle bölgeye binen yük daha iyi yönetilebilir.
Eşlik eden bağ instabilitesi veya hareket kısıtlılığı varsa bunlara yönelik egzersizler uygulanabilir.
Bazı hastalarda lezyon görüntülemede devam etse bile uygun rehabilitasyonla günlük yaşam şikâyetleri önemli ölçüde azalabilir.
Enjeksiyon tedavileri kullanılabilir mi?
Bazı hastalarda eklem içi enjeksiyonlar ağrı kontrolü amacıyla değerlendirilebilir.
Ancak enjeksiyonların osteokondral defekti yeniden normal kıkırdak ve kemikle doldurduğu düşünülmemelidir.
Enjeksiyonlar daha çok belirli hastalarda semptomların yönetilmesine yardımcı olabilecek tamamlayıcı seçeneklerdir.
PRP veya diğer biyolojik tedavilerin kullanım alanı hastanın klinik durumuna göre değerlendirilmelidir.
Cerrahi gerektiren mekanik bir lezyonun yerine yalnızca enjeksiyon uygulanması yeterli olmayabilir.
Ne zaman ameliyat düşünülür?
Uygun cerrahi dışı tedaviye rağmen devam eden ağrı ve fonksiyon kaybı cerrahi değerlendirme nedenlerinden biridir.
Eklem içerisinde hareketli veya serbest osteokondral parça bulunması ameliyat gereksinimini artırabilir.
Lezyonun büyüklüğü, derinliği ve subkondral kemik yapısı tedavi seçimini etkiler.
Ayrıca hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve eşlik eden ayak bileği instabilitesi de dikkate alınır.
Ayak bileği artroskopisi nasıl uygulanır?
Ayak bileği artroskopisinde küçük girişlerden kamera ve özel cerrahi aletler eklem içerisine yerleştirilir.
Osteokondral lezyon doğrudan görüntülenebilir.
Stabil olmayan kıkırdak parçaları temizlenebilir ve lezyonun gerçek boyutu değerlendirilebilir.
Küçük lezyonlarda kemik iliği uyarıcı işlemler uygulanabilir.
Daha büyük veya kemik kaybı bulunan lezyonlarda farklı rekonstrüktif yöntemlere ihtiyaç duyulabilir.
Mikro-kırık yöntemi nedir?
Mikro-kırık, küçük ve uygun osteokondral defektlerde kullanılabilen kemik iliği uyarıcı yöntemlerden biridir.
Hasarlı ve stabil olmayan kıkırdak dokusu temizlendikten sonra subkondral kemiğe küçük delikler açılır.
Kemik iliğinden gelen hücre ve kanın defekt bölgesinde iyileşme dokusu oluşturması hedeflenir.
Oluşan yeni doku normal hiyalin eklem kıkırdağıyla tamamen aynı değildir ve daha çok fibro-kıkırdak özellikleri taşır.
Bu nedenle mikro-kırık özellikle belirli büyüklüğün altındaki lezyonlarda tercih edilir.
Osteokondral greftleme nedir?
Daha büyük veya daha önce uygulanan tedavilere rağmen iyileşmeyen lezyonlarda osteokondral greftleme değerlendirilebilir.
Bu yöntemde sağlam kıkırdak ve altındaki kemik dokusundan oluşan silindirik greftler hasarlı bölgeye yerleştirilebilir.
Greft hastanın kendi dizinden veya uygun durumlarda donör dokudan alınabilir.
Amaç defekt bölgesine gerçek eklem kıkırdağı ve subkondral kemik yapısı taşımaktır.
Lezyonun büyüklüğü ve yeri hangi greft yönteminin kullanılacağını etkiler.
Mozaikplasti nedir?
Mozaikplasti, hastanın kendi ekleminden alınan bir veya birden fazla osteokondral silindirin talustaki defekt bölgesine nakledilmesidir.
Birden fazla küçük greftin yan yana yerleştirilmesi mozaik görünüm oluşturduğu için bu isim kullanılır.
Özellikle daha büyük ve derin osteokondral lezyonlarda değerlendirilebilir.
Ancak greft alınan bölgede ek bir cerrahi alan oluşması yöntemin dikkate alınması gereken yönlerinden biridir.
Kemik kisti varsa tedavi değişir mi?
Evet.
Bazı kronik osteokondral lezyonlarda kıkırdak altındaki kemikte kist oluşabilir.
Kistin büyüklüğü ve subkondral kemiğin kalitesi cerrahi tekniği etkileyebilir.
Derin kemik kaybında yalnızca kıkırdak yüzeyini tedavi etmek yeterli olmayabilir.
Kist temizlenerek kemik grefti uygulanması ve üstteki kıkırdak yüzeyine yönelik ek işlem yapılması gerekebilir.
Bağ instabilitesi aynı ameliyatta tedavi edilir mi?
Kronik ayak bileği instabilitesi osteokondral lezyonla birlikte bulunabilir.
Tekrarlayan burkulmalar talus kıkırdağı üzerinde yeniden hasar oluşturabilir.
Bu nedenle cerrahi planlamada ayak bileği bağlarının stabilitesi değerlendirilir.
Belirgin instabilite varsa osteokondral lezyonun tedavisiyle birlikte lateral bağ onarımı veya rekonstrüksiyon yapılabilir.
Amaç yalnızca kıkırdak hasarını düzeltmek değil, tekrar eden anormal eklem hareketlerini de kontrol altına almaktır.
Ameliyat sonrası yük verme nasıl olur?
Yük verme süresi uygulanan cerrahi yönteme göre değişir.
Mikro-kırık veya kemik grefti gibi işlemler sonrasında yeni oluşacak dokunun korunması için belirli süre yük vermenin kısıtlanması gerekebilir.
Hasta koltuk değneği kullanabilir.
Daha sonra kontrollü ve kademeli yük vermeye geçilir.
Cerrahinin türüne ve görüntüleme bulgularına göre her hastanın rehabilitasyon programı farklı olabilir.
Rehabilitasyon nasıl ilerler?
İlk dönemde cerrahi bölgenin korunması ve eklem hareket açıklığının kontrollü olarak sürdürülmesi amaçlanır.
Şişlik ve ağrının azaltılmasına yönelik uygulamalar yapılabilir.
Yük verme izni arttıkça baldır ve ayak bileği çevresi kasların güçlendirilmesine başlanır.
Denge ve propriosepsiyon çalışmaları programa eklenir.
Sporcularda koşu, sıçrama ve yön değiştirme egzersizlerine daha ileri dönemde geçilir.
Spora dönüş yalnızca belirli bir sürenin tamamlanmasına göre değil, fonksiyonel iyileşmeye göre planlanmalıdır.
Talus osteokondral lezyonu kireçlenmeye neden olur mu?
Eklem kıkırdağındaki geniş ve uzun süreli hasar bazı hastalarda eklem yüzeylerinin dejenerasyonuna katkıda bulunabilir.
Tekrarlayan ayak bileği instabilitesi bu süreci olumsuz etkileyebilir.
Ancak osteokondral lezyonu bulunan her hastada mutlaka ileri ayak bileği kireçlenmesi gelişeceği söylenemez.
Lezyonun büyüklüğü, kıkırdak durumu, mekanik stabilite ve geçirilmiş travmalar uzun dönem sonucu etkileyebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Talus osteokondral lezyonu nedir?
Talus kemiğinin eklem kıkırdağı ve hemen altındaki kemik dokusunu etkileyen yaralanmadır. Sıklıkla ayak bileği burkulmaları ve travmalarla ilişkilidir.
Talus osteokondral lezyonu nerede ağrı yapar?
Ağrı çoğunlukla ayak bileğinin derininde hissedilir ve yürüme, koşma veya uzun süre ayakta kalmayla artabilir.
Her ayak bileği burkulmasında osteokondral lezyon oluşur mu?
Hayır. Ancak burkulma sonrasında uzun süre devam eden derin eklem ağrısı, şişlik veya takılma varsa osteokondral lezyon açısından değerlendirme gerekebilir.
Talus osteokondral lezyonu ameliyatsız iyileşir mi?
Küçük ve stabil bazı lezyonlar cerrahi dışı yöntemlerle takip edilebilir. Büyük, instabil veya uzun süre şikâyet oluşturan lezyonlarda cerrahi tedavi gerekebilir.
Mikro-kırık ameliyatı yeni kıkırdak oluşturur mu?
Kemik iliği uyarımı sonucunda defekt bölgesinde fibro-kıkırdak özellikte tamir dokusu oluşması hedeflenir. Bu doku doğal eklem kıkırdağıyla tamamen aynı yapıda değildir.
Talus osteokondral lezyonunda MR gerekli midir?
Her hastada şart değildir ancak kıkırdak ve subkondral kemiğin değerlendirilmesinde oldukça yararlıdır. Uzun süren şikâyetlerde sıklıkla kullanılır.
Ameliyattan sonra tekrar spor yapılabilir mi?
Uygun iyileşme, yeterli hareket açıklığı, kas kuvveti ve ayak bileği stabilitesi sağlandıktan sonra spora aşamalı dönüş mümkün olabilir.
Talus osteokondral lezyonlarında tedavinin amacı yalnızca görüntülemede görülen kıkırdak defektini ortadan kaldırmak değildir. Eklem yüzeyinin mümkün olduğunca korunması, subkondral kemiğin desteklenmesi, eşlik eden ayak bileği instabilitesinin kontrol altına alınması ve hastanın günlük yaşam veya sportif aktivitelerine güvenli şekilde dönebilmesi temel hedeflerdir. Ameliyatsız takip, mikro-kırık, osteokondral greftleme veya diğer rekonstrüktif yöntemler; lezyonun büyüklüğü, derinliği, kemik yapısı ve hastanın fonksiyonel beklentilerine göre kişiye özel olarak planlanmalıdır.
DOKTORA SOR ━
Sorularınız İçin Buradayım
Sağlıkla ilgili merak ettiklerinizi bana sorabilirsiniz. En kısa sürede size dönüş yapacağım.